MEMEDE NODÜLLER


Bir kadın için memesinde bir kitle farketmesi çok acıdır. Bu acı ile telaşa kapılır. 'Neden ben' diye sorar kanser korkusuyla. Ancak memedeki kitlelerin büyük bir kısmı meme kanseri değildir.

Bunlar iyi huylu nodüller (fibroadenoma) veya fibrokistik meme hastalığı olarak bilinen memede sertlik ve ele gelen bezelerle karekterize kitlelerdir.

Şüphelenildiğinde kitle içinden alınan biyopsi ile histolojik olarak hücreler incelenir ve kötü huylu olup olmadığı anlaşılabilir.

  • Normal göğüslerin yapısı
  • Göğüslerdeki Normal Değişimler
  • İyi Huylu Nodüller
  • Kötü huylu nodüller
  • Nasıl önlenir-Erken tanı



NORMAL GÖĞÜSLERİN YAPISI


Kadınların çoğu göğüslerinin normal olup olmadığına dikkat etmez. Göğüslerin gözlenmesi, karekteristik özelliklerinin bilinmesi ve herhangi bir değişimin mümkün olduğunca erken farkedilmesi açısından önemlidir. Kadınların göğüslerinin nadiren birbirine eşit ve düzgün olduğunu bilmeleri gerekmektedir. Göğüslerin özellikleri doğrudan yumurtalık hormonlarının etkisine bağlıdır (östrojen ve progesteron).

Meme üç ana yapıya sahiptir.
·  Deri: Meme ucu bölgesi hariç ince ve düzüdür.
·  Deri altı dokusu: Esas olarak yağ içerir.
·  Meme bezi: Meme ucunun arkasında bulunup bir sınır teşkil eden, organın daha iç kısımlarında bulunan bezlerin bir bileşimidir. Bir kadının hayatı boyunca meme bezleri hormonal uyarıların etkisiyle devamlı değişimler geçirir.


GÖĞÜSLERDEKİ NORMAL DEĞİŞİMLER


Göğüsler belirli değişimler geçirir. İlk büyük değişim ergenlik döneminde görülür. Her bir evrenin ardından meme, hormonların etkisiyle değişik görevler üstlenir.

Diğer büyük değişim hamilelik ve emzirme dönemlerinde görülür. Menopozdan sonra da göğüslerde değişimler olur. Herhangi bir anormalliğin daha kolay farkına varılması için bu normal değişimlerin bilinmesi önemlidir.

Ergenlik: Adet görmeden önceki bir yılı belirtmektedir. Bu dönemde göğüslerde irileşme ve hassaslaşma ile büyüme görülür. Yumurtalıkların salgıladığı cinsiyet hormonlarının normalden farklı olarak artışı ile bu değişiklikler meydana gelmektedir.

Menstural dönem (Adet görme-Üreme Dönemi): Ergenlik döneminden menopoz dönemine kadar göğüsler menstural dönem ile ilişkili olarak değişiklikler gösterirler. Bu değişimler aynı zamanda dişi cinsiyet hormonlarının etkisiyle olmaktadır.

İlk aşamada; göğüsler duyarlı ve gerilmiş değildir. Bu aşama rahat, detaylı, kolay bir gözlem için en iyi dönemdir.

İkinci aşamada; göğüslerin hacimleri ile birlikte hassasiyetleri de artmakta hatta bazen mensturasyondan sonra kaybolan nodüller belirmektedir.

Hamilelik: Değişimlerin en fazla olduğu dönemdir. Hamilelik ile başlayan bu dönem emzirme sonrasına kadar devam eder. Meme bu dönemi geçirdikten sonra olgunlaşır. 25 yaş öncesindeki hamilelik kansere karşı koruma sağlar.

Menopoz: Yumurtalık bu dönemde östrojen ve progesteron salgılamayı bırakarak etkisini yitirir. Bezlerin hacimlerinde azalma ile birlikte adipoz doku (yağ dokusu) oluşmaya başlar. Göğüsü destekleyen fibröz doku (bağ dokusu) sağlamlığını kaybederek göğüslerin gevşemesine ve sarkmasına neden olur.



İYİ HUYLU NODÜLLER
Memede oluşan herhangi bir sertlik nodül olabilir. Genellikle bunlar tek taraflı olup adetle kaybolmazlar. Kadınların yaklaşık %50'si hayatları boyunca nodülle yaşarlar. Bu nodüllerin çoğu iyi huyludur.

Fibrokistik Hastalık
Seks hormonlarının etkisiyle bazı göğüslerde fibrokistik değişimlerin meydana gelmesiyle oluşurlar. Bu değişimler yapısaldır, herhangi bir hastalığın belirtisi değildir. 30 ila 50 yaş arasında değişik şekil ve sıklıkta görülmektedir.

Mastodini (meme ağrıları)
Sıklıkla rastlanılan bir durumdur. Genellikle adet öncesi dönemde meme dolgun ve ağrılıdır. Ağrı koltukaltı ve omuza yayılır. Mensturasyon döneminden sonra rahatlamaktadır. Menopoza yakın dönemde menstural döngüye bağlı olarak gösterdiği değişim karekterini yitirir. Mastodini meme kanseri için bir risk teşkil etmemektedir. Kafein içeren yiyecekler ve sıvı tutmayı gerektiren yiyeceklerin (çay, kahve, çikolata, kola, tuz ve kuru meyve gibi) azaltılması sonucu rahatlama sağlanabilir.

Doku değişimi
Fibröz dokunun hormonlardaki fazla uyarı nedeniyle normal göğüs dokusunun yerine geçmesidir. Göğüs sert ve nodüler bir hal alır. Sıvı birikmesi sonucu kist ve su dolu keseciklere dönüşebilir. Yoğun bölgeler mensturasyon döneminden önce daha gözle görülür bir durumdadır. Bu değişimler menopozdan sonra yok olma eğilimindedir.

Basit kistler
Kistler sıvı içeren nodüllerdir. Bir yada daha fazla sayıda olabilirler. Hassasiyetleri ve boyutları farklılık gösterebilir. Meme kanseri için belirli bir risk teşkil etmezler. Ancak büyümeleri ve karekter değişimleri takip edilmelidir.

Fibroadenoma
Fibröz ve glandüler bez dokularının birlikte oluşturduğu katı nodüllerdir. Düz ve oldukça belirgindirler. Meme içinde rahatlıkla hareket ederler. Genellikle 18-30 yaş arası bayanlarda görülür. Hassasiyetlerinde ve boyutlarında pek farklılığa rastlanmaz.

Papillomalar
Bez kanallarının içinde rastlanan elle muayenede belirlenemeyen küçük tümörlerdir. Göğüs ucunun hemen arka dış kısmında yer alırlar. Kanlı görünümde materyal üretir ve meme başından kanlı akıntı gelmesine neden olabilirler. Kansere dönüşebilirler.

Mastit (meme iltihabı)
Mastitler memedeki enfeksiyonlardır. Göğüslerde yer yer kızarma ve ısı artışına, yanmalara neden olan nodül gibi görünen sertliklere neden olabilirler. Özellikle emzirme dönemlerinde sık görülürler. Meme başı çatlak ve yaralardan enfekte olurlar. Bazen abselere dönüşebilirler. Kanser için herhangi bir risk taşımazlar.

Diğer oluşumlar
Hematom: Damarların travma sonucu zedelenmesi sonucu kanın meme dokusu arasına toplanması ile oluşur. Deride morarmaya ve memede ağrıya neden olur.

Yağ nekrozu: Travma sonucu meydana gelen diğer bir oluşumdur. Adipoz yani yağ dokusunun tahrip olması ile oluşan nodül şeklinde görülen nekroz (ölü doku) dokusudur.


KÖTÜ HUYLU NODÜLLER
Kötü huylu nodüller genellikle tek, sert, sınırları düzensiz, hareket kabiliyetleri az ve ağrısızdırlar. Çoğunlukla meme üst dış kadranına yerleşmektedirler.

Meme kanserine yol açan unsurlar tamamen bilinmemesine rağmen risk artırıcı faktörler belirlenebilmektedir.
Bunlardan dördü önemlidir:

1. 50 yaş üstü
2. Ailesinde kanser hastası bulunan kişiler
3. Çocuk sahibi olmama veya 35 yaş sonrası gebelik
4. Adet görmenin 12 yaş öncesi dönemde başlaması ve 54 yaş sonrası menopoza girme

Bu dört faktör büyük önem taşımakla birlikte yağ ve kırmızı et tüketimi yönünden zengin olan yemek alışkanlığına sahip bayanlarda da meme kanserine sıklıkla rastlanır. Bu özellikleri taşıyan kişilerin gelecekte mutlaka meme kanseri ile karşılaşacakları anlamına gelmemektedir. Sadece bayan nüfus içinde, yüksek risk altında bulundukları belirtilmektedir. Yine de ihtiyatlı olunması gerekmektedir.

Başlangıç döneminde kanser
Kanser olan bir nodülün, gelişimine başlamasından yıllar öncesine kadar uzandığını bilmek önemlidir. Bu tümör ancak belirli bir hacime sahip olduğunda klinik olarak elle muayene edilebilir. Bundan önce herhangi bir belirti olmadan büyümüştür.

Elle muayene edilemeyen bu kanser başlangıcı ancak mamografi ile tespit edilebilir. Meme kanserinin tedavisi mümkündür. Tedavi olasılığı doku bozukluğu ne derece az ise o oranda artmaktadır. Erken tanı çok önemlidir.


İlerleme aşamasında Kanser
Ele gelen büyük bir tümör tespit edildiğinde lenf bezlerine ve diğer uzak organlara yayılmış olabilir. Tedavis de daha komplikedir ve başarı şansı düşüktür.

Bir nodülün iyi yada kötü huylu olduğunun kesin tanısı, ancak biyopsi ile alınan hücrelerin incelenmesi ile mümkündür.


NASIL ÖNLENİR- ERKEN TANI!

  • Kendi kendine meme muayenesi
  • Doktor muayenesi
  • Mamografi


Kendi kendine meme muayenesi
Memelerinizi ayda bir kere özellikle adet döneminden sonra kendi kendinize elle muayene etmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Bu muayene sizin için hayat kurtarıcı olabilir. Adet dönemi sonrası memelerin en az hassas ve gergin olduğu ve değerlendirmenin en kolay olduğu dönemdir. Adet görmeyen kadınlar ayın herhangi bir gününü belirlemeli ve o gün düzenli muayene alışkanlığı edinmelidir. Düzenli muayeneler ile meme dokunuzu tanıyacak ve herhangi bir değişikliği daha kolay saptayacaksınız. Böyle bir değişikliği saptadığınızda ise vakit geçirmeden doktorunuza başvurmalısınız.

Doktor muayenesi
Her kadının düzenli yılda bir kez jinekologa başvurması gerekir. Bu muayeneler sırasında ise meme muayenesi yapılarak herhangi bir anormal durum saptanmaya çalışılır. Memede ele gelen kitle, meme başı akıntısı, meme başında yara ve çukurlaşma, meme cildinde düzensizlik ve koltuk altında ele gelen nodüller gibi bulgular önemlidir. Hastanın yaşına ve ailesinde meme kanseri olup olmamasına göre mamografi, meme USG ve/veya meme başı akıntısından yayma testleri istenir. Böylece anormal durumun nedeni araştırılmaya çalışılır.

Mamografi
Meme dokusunun anormal durumlarının tespiti için yapılan bir röntgen çekimidir. Bazı kadınlar mamografi çektirmekten çekinir, korkar. Kullanılan radyasyon dozu oldukça azdır ve yıllık muayene herhangi bir risk içermez. Mamografi meme kanserini erken tespit etmede yeri doldurulamaz bir tetkik şeklidir. Sadece mamografi sayesinde en ufak değişimler anlaşılıp elle muayenede farkedilemeyen nodüllerin büyümesi tespit edilebilir. Yine sadece mamografi ile başlangıç aşamasındaki kanserleri teşhis etmek mümkündür.

  • 40 yaşından itibaren yılda bir her kadının mamografi çektirmesi önerilir.
  • risk faktörlerine sahip ise (örneğin ailesinde meme kanseri olan birinci derece yakını varsa) 35 yaşından sonra da çekilebilir.
Şüpheli olgularda mamografinin bir yıldan az aralıklarla tekrar edilmesi gerekebilir.